1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı

1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı

Kadınlar için düşünülmesi bile korkutucu olan bir hastalık olan meme kanseri her yıl dünyada yaklaşık 1 milyon 800 bin kadını etkiliyor, her 8 kadından 1'i yaşamının bir döneminde meme kanseri tanısı alıyor. Ülkemizde yaşayan kadınlarda da meme kanseri görülme oranı yaklaşık aynı düzeyde. Kadınlarda en sık görülen birinci ve en sık ölüme sebep olan ikinci kanser türü olan meme kanseri, Türk İstatistik Kurumu (TUİK) 2007 verilerine göre, 70 milyonu aşan ülkemizde, 100 bin kadından 22’sinde görülüyor. Meme kanserinden ölüm oranı 100 bin kadında yaklaşık 10 kişi olarak belirtiliyor. İleri yaşlarda sık görülse de meme kanseri tanısı almış her 4 kadından 1'i 40 yaş altında tanı alıyor.

Meme kanserinde bulguların erken dönemde fark edilmesi tedaviyi ve ileri dönem sorunlarını önlemede en önemli kriterdir. Erken tanı için de en önemli pay yine kadınların eğitimidir. Kendi kendine muayene ile fark edilen kitlelerin ileri tetkiklerle tanısı konulduğu takdirde tam kür sağlanması mümkün olmaktadır.

Kendi kendine muayenenin 20 yaşından sonra her ay en az bir kez yapılması gerekir. Ayrıca 2 yılda 1 klinik meme muayenesi yapılmalıdır. Kendi kendine muayene meme başından başlayarak dairesel hareketlerle memenin tamamı taranarak yapılır. Meme muayenesi sonrası koltuk altının da mutlaka muayene edilmesi gerekir. Meme kanseri özellikle kendi kendine muayene alışkanlığı gelişmesiyle erken dönemde tanı alabildiğinden hem meme kanserinin tedavi imkanı artmış hem de yapılan operasyonlar daha az hasar bırakır. Daha önemlisi kendi kendine muayene sayesinde meme kanseri sebebiyle ölümler ciddi anlamda azalmıştır. Kendi kendini muayenede  memede veya koltuk altında kitle, tek memeden gelen kanlı veya şeffaf akıntı, memelerde asimetrik görüntü, meme derisinde portakal kabuğu görünümü olarak tanımlanan meme başı veya derisinde içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu, meme başı derisinde soyulmalar ve kabuklanmalar, travma olmaksızın memede kızarıklık fark edilmesi, koltuk altında ağrısız kitle fark edilmesi halinde en kısa zamanda genel cerrahi uzmanına muayene olmalısınız. Genetik yatkınlığın olması nedeniyle ailesinde meme kanseri olan kadınlar daha da dikkatli olmalıdır ve daha erken yaşlarda doktor kontrolüne başlanmalıdır.

Meme kanseri sadece memede sınırlı kalmayabilir diğer bölgelere de yayılabilir. Metastaz denilen ve kısaca meme kanserinin sıçraması olarak tarif edilebilecek bu durumun en fazla olduğu bölgeler ise kalça ve omurga kemikleri, akciğer ve karaciğerdir. Bu sebeple meme kanseri tanısının erken dönemde konulması, gerekli cerrahi ve medikal tedavinin yapılmasıyla metastaz gerçekleşmeden kür sağlanma olasılığı artar.

40 yaşından sonra her yıl yapılan meme ultrasonu ve 2 yılda bir yapılan mamografi erken tanı imkanını artırmaktadır. 20 yaş sonrası kendi kendine muayenenin alışkanlık haline gelmesi halinde meme kanserinin erken tedavisi sağlanabilir. Memede ya da koltuk altında fark edilen her kitlenin en kısa zamanda tetkik edilmesi gerekir. Günümüzde artık tedavi edilebilen bir hastalık olan meme kanserine karşı farkındalığın artırılması ile toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi  amaçlanmaktadır. Meme kanseri konusunda duyarlı olarak ve meme kanseri konusunda bilgilerinizi etrafınızdaki insanlarla paylaşarak meme kanseri sebebiyle oluşan ileri dönem hastalıkları engelleyebilirsiniz.

YUKARI